mouse ile üzerine gelince

2021’in Parlayan Yıldızı Elektrikli Otomobiller Olacak!

By on 04 Mart 2021
IMG_20200123_122149_434

Bu makalemde siz değerli otosevdasi.com okurlarına, elektrikli otomobiller hakkında merak edilen detayları ve önümüzdeki dönemde bize getireceklerini, bazı önemli bilgiler ışığında ve örneklerle aktarmak istedim.

Yıllardır bilim kurgu filmlerinde ve fuarlarda gördüğümüz fütüristik otonom otomobiller, elektrikli otomobillerin yollara çıkmasıyla birlikte artık kullanılabilir hale gelmeye başlıyor. Elektrikli otomobiller özellikle ülkemizdeki yakıt fiyatları göz önüne alındığında, otomobil kullanıcıları için muazzam bir olgu olmasının yanında, uzun dönem kullanımında da yaşam alanı olan dünyamız için “0” emisyon olması sebebiyle da çevreye duyarlı bir model yapısına sahip.

Elektrikli otomobiller, yapısı gereği fosil yakıtlı (benzin, dizel, vb.) otomobillerden daha basit bir yapıya sahiptir ve bu sebeple otonom sürece daha yatkındır. Aslında bilim kurgu filmleri ve fuarlarda gördüğümüz araçların gösterişli ve çok özellikli olmasının bir sebebi de budur. Otomobilin donanım parçaları ne kadar karmaşıklıktan uzak olursa, yürüme aksamı da o kadar esnek oluyor. Yakıt tüketiminde bir avantaj sağladığı gibi yine yapısı gereği donanım parçalarının çok daha az olması sebebiyle servis maliyeti de aynı paralelde düşüyor.

BASİT ÇALIŞMA MANTIĞI
Elektrikli otomobillerin çalışma mantığı, yıllarca lunaparklarda kullandığımız çarpışan otomobiller gibidir. Şanzıman mantığı olmadığından, gaza bastığınız anda gider ve ayağınızı gazdan çektiğiniz anda oto-fren dediğimiz frenleme sistemi devreye girer, yani siz frene dahi basmadan otomobil yavaşlamaya başlar. Böylece gazdan ayağınızı çektiğiniz anda kinetik enerji oluşarak, enerji geri kazanımı sağlanır. Bunun yanında elektrikli otomobillerin gaza olan tepkime süresi, fosil yakıtlı otomobillerden çok daha hızlıdır ve kalkışta fosil yakıtlı çok güçlü otomobilleri dahi rahatlıkla geride bırakabilirler. En önemlisi de büyük şehir trafiğinde otomobil kullanıcılarının hem zararlı gazlardan etkilenmemesi hem de dur-kalkta fosil yakıtlı otomobillerin aksine tüketim yapmaması başka bir avantajı kullanıcılarına sunuyor. Elektrikli otomobiller, trafik anında durduğu yerde kinetik enerji ile kendisini şarj edebiliyor ve ekstra güç harcamıyor. Elektrikli otomobiller, trafik çilesi olan şehirler için bu konuda oldukça önemli bir avantajı kullanıcılarına sağlıyor diyebiliriz.

elektrikli-otomobil

ELEKTRİKLİ OTOMOBİL SATIŞLARINDA GÖZLE GÖRÜLÜR BİR ARTIŞ VAR
Elektrikli otomobilin avantajları oldukça fazla ve çevreye fosil yakıtlı otomobillerden çok daha duyarlı… Otonom araç özellikleri, dikkat çekici tasarımları, servis maliyetlerinin neredeyse olmayışı ve çevreci oluşları sebebiyle elektrikli otomobiller dünyada hızla kabul görmeye başladı. Yakıt fiyatlarının oldukça düşük olduğu, hatta tabir etmek gerekirse sudan ucuz olduğu Amerika, İsveç gibi ülkelerde elektrikli otomobil satışlarında büyük bir artış var. Bu noktada İsveç’deki satışların artması çok ilginç, çünkü iklimi sebebiyle bataryalı otomobiller biraz sorun yaratabilir konumda, bir de bunun yanında petrol, yani yakıt çok ucuz.

Tüm bunlara rağmen elektrikli otomobile büyük bir ilgi var. Bunda elektrikli otomobillerin çevreye duyarlı olmasının çok büyük etkisi var diyebiliriz. Çevreye duyarlılık konusunda Avrupalı otomobil kullanıcılarının oldukça bilinçli olduğu da ayrıca göze çarpıyor.

Elektrikli otomobil üreten birçok marka var ve aslında bu markalar yaklaşık 10 yıldır elektrikli otomobiller üzerinde çalışmalar yürütüyorlar. Bunların bazıları konsept araçlar olarak yalnızca fuarlarda ilgi çekmek ve markanın vizyonunu göstermek amaçlı kullanılırken, bazıları da çok az adetlerde otomobil pazarına sunuluyordu. Bu durum Tesla’nın ortaya çıkışı ve geliştirmiş olduğu otonom donanımlı araçları reel olarak otomobil severlerin beğenisine sunmasıyla birlikte değişti. Satış rakamlarıyla dikkatleri çeken marka, bir anda otomotiv dünyasının en güçlü otomobil markası haline geldi ve yılların devlerini geride bıraktı. Bu durumun farkına geç de olsa varan diğer üreticiler, geliştirmekte oldukları modelleri birbiri ardına tüketicilerin beğenisine sunmaya başladılar. Çevreye duyarlı olması sebebiyle hükümetlerin de teşvikte bulunması ve özel indirimler sunulmasına imkan sağlanmasıyla elektrikli otomobil satışları artmaya başladı.

ÜLKEMİZDE ELEKTRİKLİ OTOMOBİL HANGİ KONUMDA

Ülkemizde elektrikli otomobil satışları yaklaşık 5 yıldır aktif olarak gerçekleşiyor. Tam elektrikli otomobil satış rakamlarına baktığımızda, geçtiğimiz yılların rakamlarında yıllık ortalama 400-500 adetlere kadar ulaşıldığı görülüyor, tabii ki bu rakam oldukça düşük. 2020 yılına baktığımızda, ÖTV desteğinin olması ve Ağustos ayında ÖTV diliminin üstündeki araçların ÖTV’lerindeki artışın ardından lüks otomobillerde elektrikli otomobil kullanımına geçiş hızlanmış oldu. Bugün ÖTV üst diliminde yer alan Porsche Taycan modelinin fosil yakıtlı versiyonu yaklaşık 3.2 Milyon TL civarında iken, aynı otomobilin tam elektrikli olan versiyonu yine yaklaşık olarak 1.3 Milyon TL rakamlarında seyrediyor. Aradaki fiyat farkının gerçekten muazzam bir fark olduğunu söyleyebilirim. Bu durum BMW X3 ve iX3 modelleri için de geçerli. Yine elektrikli modelinde fiyat milyonlara yakın rakamlarda fosil yakıtlı modele göre daha uygun oluyor.

BATARYA ENDİŞESİ SONA ERİYOR

Batarya teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte elektrikli otomobillerin en büyük sorunu olan menzil ve şarj süreleri hızla gelişiyor. Bugün Avrupa’nın en çok satan modeli olan ve ülkemizde de geçtiğimiz ay satışa sunulan yeni batarya teknolojili Renault Zoe modeli tam şarj ile yaklaşık 395 km gidebilmesinin yanında normal şarj ile 1 saatte yaklaşık 120 km, hızlı şarj ile 30 dakikada 150 km menzil alabilecek şekilde batarya dolumu gerçekleştirebilmesiyle dikkat çekerken, hızlı şarj ile yaklaşık 1,5 saatte bataryayı tam olarak doldurabiliyor. Elektrikli otomobillerin en büyük maliyet kalemini oluşturan ve kullanıcıların çekincesi olan batarya problemi önümüzdeki 5 yıl içerisinde tarih olacak gibi görünüyor.

ÇEVREYE DUYARLI MI?

Elektrikli otomobillerin “0” emisyon olması sebebiyle çevreye duyarlılığının fosil yakıtlı otomobillerden net bir şekilde daha iyi olduğu görülüyor. Tabii, bataryaların da çevreye olan belirli zararları var. İlk birkaç yıl elektrikli otomobiller de, batarya kullanımı sebebiyle çevreye belirli ölçüler dahilinde olumsuz yönde salınım gerçekleştiriyor. Ancak, kullanıma başlanmasının ardından birkaç yıl geçtikten sonra bu etki de ortadan kalkıyor ve tamamen çevreye duyarlı hale geliyor.

The 2011 Chevrolet Volt’s Voltec propulsion system. X11CH_VT164

ELEKTRİKLİ VE HİBRİT OTOMOBİL ARASINDAKİ FARK
Tam elektrikli otomobil ile hibrit otomobil arasındaki temel fark motor sistemindedir. Tam elektrikli otomobiller tek bir elektrik motoruna sahipken, hibrit otomobillerde durum biraz daha farklıdır. Aslında elektrikli otomobile geçişi temsil eden ve elektrikli otomobillerden çok daha fazla yıllık satış rakamlarına ulaşmış olan hibrit otomobillerin kullanım esnasında yakıt tasarrufu sağladığını net bir şekilde söyleyebildiğimiz gibi, tam elektrikli bir otomobil deneyimini de sunamadığının altını çizebiliriz.

2020-08-11-Togg-kommt-elektrisch-nach-Deutschland-Foto-TOGG

TOGG DOĞRU BİR ADIM 
Türkiye’nin otomobili olan ve yaklaşık 3 yıl evvel tanıtılmasının ardından hızlı bir şekilde projelendirilen TOGG ülkemiz için gerçekten büyük bir adım olacak. Fosil yakıtlı otomobiller de kaçırdığımız treni elektrikli otomobil dünyasına girişte yakalıyoruz ve kendimize oldukça sağlam bir yer edinmek de için büyük bir şansımız var. TOGG CEO’su Mehmet Gürcan Karakaş’ın tecrübesi ve başarı odaklı ekibinin çalışmalarıyla ülkemiz için oldukça önemli olan bir proje olan elektrikli otomobil projesi, bizim otomotiv sektöründe dünyaya açılmamıza da olanak sağlayacaktır. Yerli ve milli olan TOGG markasının Türk mühendislerinin titiz çalışmalarıyla ortaya çıkaracağı otomobili merakla bekliyoruz.

ELEKTRİKLİ OTOMOBİL TERCİH EDİLMELİ Mİ?
Otonom araç özellikleri, konforlu kullanım, yakıt tüketimi olmayışı, çevreye duyarlı oluşu, servis maliyetinin çok düşük oluşu, hükümetler tarafından elektrikli otomobil kullanımına teşvik olması gibi sebepler göz önüne alındığında ve birçok markanın elektrikli otomobil modellerini çoğaltmasıyla birlikte yaygın şarj istasyonlarının ortaya çıkmasıyla, büyük şehirler de bugün itibariyle elektrikli otomobilleri ülkemizde alıp, kullanmak hem bir avantaj hem de bir keyif olarak rahatlıkla görülebilir. Elektrikli otomobil kullanımının yaygınlaşmasıyla ve batarya teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte diğer şehirlerimizde de elektrikli otomobil kullanmak gerçekten büyük bir avantaja dönüşecektir. Bu veriler ışığında, artık elektrikli otomobillerin, otomobil dünyasının geleceğini oluşturduğunu da rahatlıkla söyleyebilirim.

Sizler için özel olarak kaleme alacağım yeni yazılarımda bir araya gelmek üzere, hepinizin teknolojiyle dolu sağlıklı günler geçirmesini dilerim.

 

Kalın Sağlıcakla…

About Hakan Alkan

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir