mouse ile üzerine gelince

-‘LARIM

By on 30 Aralık 2019
Screenshot_20190105-192043

KISTASLARIM 1-
İçimde ejderha barındırıyor olmalıyım. Sular seller gibi ezberlenmiş sorgulamalar ile deprem etkisi ile sarsılabilirim. Yollar yıkabilir, adım atacakken yollardan su fışkırabilir. Çantamı alıp gitmek yerine nefes alıp kalmayı başardığım günden beri çok daha inançlı ve güçlüyüm. İçimde ki ejderha yumurtaları çatladıkça içimden Doğanlar söz dilimi değil, bu sefer zaferlerimdir.

Kendimden çıkıp bir adım geri durup yoluma baktıkça gösterdiğim gelişim dur durak bilmezsin direnç gösteriyor.

Nefes almayı öğrendim , es vermeyi, iletişim kurmayı ve en önemlisi doğru insanların arasında olmayı başardım. Yollar uzun ve uzun sanılan her olay kısa aslında. Aslında bu hayat sizi asla yarı yolda bırakmayacaklarla şekillenir.

Şöyle bir geçmişe baktım da neler bitti neler değişti , şuan bambaşka biriyim! Terminatör saklı ejderha yumurtalarının içinde! Zorlandığım her şey benim gücüm oldu. Kabul görmediğim her şey tarzım oldu.
Bitişler kutsaldır. Kalanlar sizi terk etmeyecek olanlardır ✌️ Güneş doğacak kızım az daha sabret!

VAROLUŞLARIM 2-
Camekanın önünde ki baykuşa seslendim usulca. Kim demiş uğursuzluk timsalidir diye! Neye göre belirlenmiş.

Timsahın sürünerek avına yaklaşması gibi hiçbir zaman avangard olamadık sahip olduklarıma. Varsın baykuş uğursuz kalsın, timsah sinsi yürüyüşleri ile sona erişsin!

Ben sana varamadıktan sonra . Bahanelerini duymak yerine bir bardak su iç deseydin mübah gördüklerine … Kim neye kime göre çok gördü, hayal ettiklerime. Bir zaman bir yerde buluşuruz elbette, hiç bir hikaye yarım kalmaz. Söylesene eksik mi her işin, baştan sağma mı! Başından mı sağdın beni… Ağır gelmiyor artık müebbet yese dipsiz kuyuda ki zarafetim .. Neyse geçecek bir bakmışım… Neyse salep içerken soğuk, tarcınsız elbet geçecek … Neyse bir bakmışsın ben geçmişim hayatından , bir bakmışsın sen kalmamışsın…
SANDIKLARIM 3-

Sıradan sandığım herşey şaibeli , şaibeli sandığım herşey kördüğüm … Taslağı olan hikayelerin başı sonu yokmuş gibi devrilip yaşıyor gibiyiz. Bazen basenlerime kadar külfet gelse de , yaşama karşı rejim bozmak başkaldırı sayılır sözleşmelerimde. Hırçın kız değilim artık, önden koşturmuyor doğru bildiklerim, görmezden gelmeyi öğrendiğim günden beri hem de… Havaii yanlarımı da dalalet içinde hıyanetlere devşirip saha da top koşturup gol atmakla yeğledim.

Aşık da oldum hem de öyle böyle değil ! İliklerine kadar hissedersin ya hani… Dizlik takmadan düşen çocuklar gibi dizlerim kanadı dizelerimde!

Soyunup çıplak kaldığım günden beri sevişmeyi de erteledim son nüfusta … Çünkü her iliklerinle dolan aşkın sonunda gözyaşı vardır.

Yaşanılan her şey derin bir tecrübe ile acı eşiğindeki çıtayı üste çıkarır. Kimi erişebilmek için çırpınır , kimi erişebildiklerini görmezden gelir!

En nihayetinde değişen sadece ikiler olur ✌️Aşk tende baki kalır… Dünya gece sığınılan limanlar etrafında döner… Ruhumda aykırı yasanmışlar yerine daha tek düze rastlantılara hazır artık. Başkalarından kalan artıklar isyanda boğuldu artık. Önümde Gül bahçesi ve ben papatya tarlasına koşturuyorum …
ERİŞİLMEZLERİM 4-

Altı üstü köhne duvarlarında sessizce duyacaktın beni. Bu gidişin dini yok, dili yok, gardiyanı yok… Öylece mahkum etmeyecektin beni sağır dilsiz.. Dilruba cehennem gibi ateşin yakıyor yeni astığım perdeleri. Bu gecenin ayı yok, yıldızı yok , yalanı çok … Kapattığım kapıda kırmızı lambada ki kendini yansıtmayan karanlık var. Dolabında iki parça laf olsun diye Şirazen var. Bana anlattığın her hikayede yalan var. Bu sevdanın kanayan yanı çok, unutan yok!

Saatlerde camdan seyredip esen rüzgar incilini saydım da, ben en çok 10(on)’a kadar sayabiliyorum devamı yok!

Batılı inançlara göre saat geçti ayyaş olmak için. Doğuda sabah ezanıyla gün doğumunu izlemek sevaptır. Batıda afadoz edilen inanç yok , doğuda eski yavuklun gözler seni senden haber yok! Mardin diyarı mıydı, surlar altında iki kelamın… Yani erişilmez sevdam bir var bir yok …
SUSTUKLARIM 5-

Nereye baksam sen, sen nereye baksam !

Hani bir mucidi olsa da mucize gibi … Yandı buralar, göller sular seller gibi taşar.
Sevdim seni!

Gözünü açtığında ki yeşili en çok , kalbimde ki yolculuğunu, herseyi bilmeni ve beni hiç anlamamış hallerinde bile sevdim seni!
Urgan değildim ama dolandım sevdana.
Pamuklara sardım gidişini belki döner de Şirazen ile yakarsın ateşi tekrardan !
Gelemedim bu sefer görmemezlikten
Silemedim bu sefer boşvermişliği de …

Sevdim seni, sert lügatının altında ki derinliği ve en çok beni dingin sevme gayelerini sevdim.
Dilimin hoyratlığı karşısında susmanı ve belki de söyleyecek söz bırakmadığın an’larda bile sevdim.
Bütün Evren karşına çıkmam için çabalarken, olabildiğinde senden kaçışım … Evrene ihanet sayılsa da … Ruhum

Önsözüm
Kelimem
Kendimi Bulduğum
Usulca dinle beni
Sevdim seni …
NOTLARIM 6-
Titreyerek sarardım seni, ballı çaylar yapardım en derinlerin ısınsın diye
Duydum ki eller alacakmış seni
Buz kesildi tırnak uçlarım
N’apalım o kadar zararımız olsun!
Işıklar altında saatlerce sen anlatırdın da ben usulca dinlermiş gibi yapardım.
Sana bakmaktan hiç bir kelamını duymazdı kulaklarım.
Bu yüzdendir ki geç farkına vardım yolculuğunun.
Endişelenme Sönmez ışıklarım, seninle parlamak tek yansımak bir olsa gerek.
O kadar başıboş söylediklerin
Giderim deyipte gelişlerin var birde
Gelirim deyipte gidişlerin
Neyse son olsun uğurlamalarım
Bir Daha gelme geri …

Özen ACAR

About Hakan Alkan

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir