- Crossover Dünyasının Yaramaz Çocuğu: 2026 Puma ST-Line Hem Az Yakıyor Hem Şımartıyor
- Mercedes-Benz Otomotiv ve En Yakıt İş Birliği ile Premium Konseptli İlk Hızlı Şarj İstasyonu Açıldı
- Keskin Hatlar, GR Ruhu ve Maksimum Tasarruf: Toyota C-HR 1.8 Hybrid GR Sport İncelemesi
- Geleceğin Kompakt Elektrikli SUV Standartları Yeniden Yazılıyor: Kia EV3 Direksiyonundayız!
- Pazarın Lideri, Jurinin de Favorisi: Renault Clio İkinci Kez “Türkiye’de Yılın Otomobili” Seçildi!
- Hem Şehirli Hem Tasarruflu: Yeni Peugeot 2008 Hybrid e-DCS6
- TURKA’nın Dev Ağı İçin İmzalar Atıldı: 81 İlde 249 İstasyon
- Verimlilikte Mühendislik Dersi: Çift motorlu e:HEV teknolojisi ve akıllı alan yönetimiyle 2026 Honda Jazz Crosstar mercek altında‼️
- Şehir Estetiği Arazi Ruhuyla Buluştu: Yeni Chery Tiggo 7 Artık 4×4!
- Şehrin Yeni Akıllısı: Opel Grandland Hibrit ile Hem Tarz Hem Tasarruf
Petrol Zengini Olmaya Gör…
Petrol zenginiyseniz; yollarınızdaki en eski araçlarınızın yaşı 2-3 yaş olur, taksileriniz, diğer ulaşımlarınız ucuz olur…Yani ayaklarınız yerden son model kesilir….
Dubai’de yollardaki araçların çoğunu fuarlarda dahi görmüş olma ihtimaliniz çok düşük. Petrol ucuz, arabalar son model olunca sanırım insanlar araçlarından inmek istemiyorlar… Trafikte belirli saatlerin dışında yoğun olmadığı için araba kullanmak gerçekten çok zevkli Dubai’de…
Ülkemize geldiğimizde ise sürekli gündemde yer alan “Hurda Araçlar” konusu için net kararlar verilmiş değil…Enerji Bakanı bir açıklama yapıyor, maliye bakanı başka bir açıklama yapıyor ama halen uygulamaya geçemedik…
Seri, güvenli, verimli, kaliteli, çevreye zararı az ve kamu yararını gözetecek şekilde düzenlenmesi için ekonomik ve teknik ömrünü tamamlamış taşıtların bir kısmının piyasadan çekilerek, can ve mal güvenliğinin artırılması ve mevcut atıl kapasitenin azaltılarak sağlıklı bir taşımacılık piyasasının oluşturulabilmesine destek sağlanması biran önce gerçekleşmeli…
Bu saydığımız faktörlerinin dışında hurda araçların toplanıp demir çelik sektörüne kazandırması ile ekonomimize büyük etkisi olacaktır diye düşünüyorum. Bir araçtaki diğer maddelerden yararlanılıp birçok geri dönüşüm sağlanabilir… Bu söylediklerimizi sayılar verilere vurduğumuzda çok ciddi sonuçlar ortaya çıkmakta…
Demir çelik sektörüne göre, 2011 yılında, Türkiye’nin toplam çelik ithalatı, miktar açısından % 3.3 oranında düşüşle, 11.05 milyon tondan, 10.68 milyon tona gerilemiş. Ancak, 2010 yılına kıyasla fiyat seviyelerinin yükselmiş olması nedeniyle, değer yönünden ithalat % 18.5 oranında artışla, 9.97 milyar dolardan, 11.82 milyar dolara ulaşmış.
2012 yılında, ham çelik üretiminin % 11 civarında artışla 38 milyon ton seviyesine ulaşması, demir çelik ürünleri ihracatının miktar açısından % 8, yurtiçi çelik ürünleri tüketiminin ise, % 8 civarında artması bekleniyormuş…
2012 yılını yarıladık, durumlar nedir ve neler oluyor diye bekleyip göreceğiz her zamanki gibi….
Yüreklerinizdeki sevdalar bitmesin…
Twitter.com/edasisik
Facebook.com/ Eda Şişik












0 comments