Notlar

By on 03 Aralık 2019
Screenshot_20190105-192043

NOT: 1
İnce tülden dantelli elbisem kadar açık seçik, ince işçilikli ve kadifemsi sevdim seni. Bedeninden sızdım önce, ılık ılık bazen de hoyrat oldu gecelerim. Kendimden çıkıp çıkıp sana uğradım, elimde üç eskimiş para ile.. Bilmediğim bir sebeple elime tutuşturduğun rafine madeni gibi seni buldum. İnce simyalı siyah rugan ayaklarım ile birlikte içtiğimiz şarap ve olağan ayaküstü buluşulan o geceyi.. Tanrım onarımı tamamlanmış tarihi gecekondu gibiyim. O kadar tezat varlığın. Şimdi ben sende tamam gördüysem ve hayat böyle istendiyse… Uzat ellerini, oluşumuz ışığımızla beraber fener olup çıkacak gün doğumuna.. Biliyorum suç, yıllarca rast gelip de seni geç bulmamda .. Biliyorum sana hazırlanırken ne çok derinlemesine yaşadım sancıları. Biliyorum aşkın boyumdan büyük, ruhum sana denk. Biliyorum senin için büyüdü düşlerim ve tam zamanında senin oldum. Ve ben öyle bir zamandı ki seni buldum, önce kendimi buldum. Sana bakarken eriyor kalbim, ucuz entari içinde devasal haykırış ipeksi dokunuşlarım. Eril erikle beraber içinde hapsoldum. Koşulsuz düştüm yarınlarına, bir çerçeve içine sığdırdım ikimizi. Merdivenleri ağır aksak değil heyecanla dolu dizgin çıkar oldum. Tamamlanırken seninle önce kendimi buldum.. Kalp atışım, dinginliğim, yol arkadaşım… Uçurtmamız ne renk olsun!

NOT: 2
İstesem seni tek göz odaya sığdırmam, sensiz yaşamam düşlerimi, yadırgamam artıklarını eksikliklerini! Artılarınla avutmam rüyalarımı.
İstesem mor menekşe eder, çiçeğimi atarım gökyüzüne, toprağa eker yeşermesi için oturur bildiğim duaları ederim.
Tutarım elinden, sevdim derim! Alırım yamacıma benim derim. Bu bir derin tutkudur, sandalında ki motor arızası değil hiç… Oysa şiirlerimde varsın sen, en çok sözlerimde. Bir yerdesin işte ,aşkının ateşinden OD misali yansam da uykularımdasın .. Ben seni gizli sevmeyi sevdim. Sen bana yasaklı ben yosun gözlerine tutsak!

NOT: 3
Geçmiş sızıyor önümden, sığındığım taşlar birer birer oturuyor yerine. Kara mizansen yarattığım her sahne, bin bir hayal kırıklığı ile komedi sahnesine döndü. Öyle olgunlaştı ki yarınlarım, uzun ve sağlam gidişat ile yolculuk göz süzüyor bana. Birbirine karışmayan nehirler gibi ayyuka değil artık bildiklerim. Sıradan tasarımları ile inşa ettiğim her tuğla emeğim sayemde. Beklemek istemiyor artık , Kadifekale’ ye koşarak gidip o muazzam gök hızının hiçliği arasında nefes almak sadece. Tüketmek istemiyor artık, yerle yeksan Kırmızı Çarşamba gibi erotizm Salyangozları… Yazmaya üşeniyor, beş 5 metre kala düşüyor dizlerim yara Alsa da .. Şehri kalbime gömdüm ✌ Kıyıda kalıp beklemek ve gizli bir hazine gibi saklanmak belki de …
İyot kokuyor ayaklarım, gözlerim sürmeli, 52 elli kilo bedenim … Yüküm minareye yakın …
Bir ses duydum, ‘ Hadi asansör bizi bekliyor’ !

NOT: 4
Yedi düveli saran konakların içinde barındırmadın ya beni… Hak bulsun. Oyundu bir dümeni sen tuttun bir dümeni bende .. Rotamıza yön çizemedim, sağ olsun.
Aman aman Halime’m şalvarını giy de gel, beşi bir yerde takalım da konu komşuya cakalı görünsün hallerimiz. Kapattım o defterleri, biraz umursamaz biraz vurdum duymaz.. Biraz da kaçamak saatlerim. Eski ben, deli dolu hallerim ağızda biriken cümlelerim yok haklısın. Daha ölçümlü berduş sentezlerim.
Haldun’la buluştuk dün gece. Afife’den şikayetçi o da … Evde bulaşıkları yıkamıyormuş. Üç günlük yemekleri koyuyormuş sofraya. Fırında güveç yaptım da olmadı .. Etli kuru fasulye de kurtarmadı. Sokak hiyerarşik düzende, düzen sevmeyen sevdaya denk gelmiş tüm düzenim. İyi çocuktur Haldun’da abartır hep olup bitenleri. Ben hiç abartmadım oysa, her koşulda bir kılıf buldum da… Kedi geçiyor, camın önünden.. Açıkmış süt verdim. Bir bardak da kendime. Bir bardak sana .. Doğru ya sen süt içmezdin .. Hatırlatsana sen ne severdin !

NOT: 5
Aşk bu yan yolu yok! Bende ki hükmünün sonu yok. Biliyorum bir yerlerdesin! Daha ulaşılamaz, daha koşulacak yollar var son sözlerine. Öğretmedi kimse bana! Yaratıldın ve belki bir yerlerde çayını yudumlarken koşacaksın ölümsüzlüğe.
Hata değil ayyuka çıkan davranışlarım. Bulmam gereken bir ben vardı bedenimin içinde. Sakladığım kimliğim, evetlerim hayırlara dönüştü önce. Yıldız gibi parladım da övünmedim! Yerin dibine girdim de yerinmedim. Oyalanacak vaktim Gölgeme eziyetti.
Örtemem güneşimi aydınlatır sömürülen sevdalarımı. Dilenmeden yeşerdim!
İlla ki eriştiğim kadına varacak ellerim, illa ki eriştiğim benliğimle koşacak yarınlarım… İlla ki sırlarım surlarımı saracak!

NOT: 6
Şimdi soluksuz koşuyor yarınlar. Bir çırpıda yitirilen susamış toprağa suya.. Ne sen beklediğin yerdesin ne ben bıraktığın heveste.. Mani olamam gideceksin! Mani olamam başka düşler için koşacaksın! Bir hımbıla sözlerimi söyleten sensin.
Kaçıncı defa gel diyişim, kaçıncı defa gittin bildiğim… Zorla olmaz, zorlama olmaz!
Şimdi faydasız kaçıyor hayaller. Kasabada ki baraka evimiz, balıkçı sandalı, bende ki sevda, sende ki çatı sarıp sarmalama … Taraçadan su akıyor, ıslanır hayallerim… Şimdi sevdim demekle de olmuyor. Sustum, sustun… Gittin izin verdim. Kaldım geri dönmedim. Sen sevda diyorsun da… Ben olduğum yerde direniyorum kalbime! Dokunsan ağlayacak, Dokunsan tutamayacak gece vardiyasında nöbetin! Akşam olmuş yine bir soluksuz kalan ben, bir sensiz kalan ben! Oltana takılan balık da köşede ki tavernada sohbetsiz kalan ben!
Şimdi geldim demekle olmuyor. Gelmez heveslerim geriye, pazartesi kırmızı ise ruhum eriyor fasılsız notalar çalmıyor bizi artık! Ahengimiz kapı dışarı uçlarda !

About Hakan Alkan

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir