All for Joomla All for Webmasters
lang -->

Neredeyiz?

By on 18 Haziran 2017
Özlem Sevinç-yeni

Dünya değişti… Haberleşme artık değişik yollardan yapılıyor ve çarpık haber iletme teknikleri gelişiyor. Günümüzde “Göç unsuru” tüm dünyada hayat kalmanın başlıca çaresi olmuş durumda.

Tarihteki en korkunç soykırımın mağdurlarının kurduğu ulusal devlet, gittikçe daha da zalimleşti. Diğer ulusal devletler de genel olarak siyasi önemlerini kaybedip köleleşerek dünyanın yeni ekonomik düzenine hizmet eder duruma geldi. Üç asırlık siyasi sözcük dağarcığı dillerde süprüntü olmuş durumda. Uzun lafın kısası, uzun zaman önce tesis edilmiş olan günümüzün küresel iktisadi ve askeri tiranlığı en heybetli dönemine girmiş görünüyor.

Öte yandan bu tiranlığa karşı yeni direniş yöntemleri de keşfedilmedi mi? Keşfedildi. Başkaldıranlar artık itaatkar olmaktan çok, başına buyruk olarak yükselen muhalefet hareketlerinde merkezi otoritenin yerini, kendiliğinden oluşan beraberliklere bıraktı. Bu beraberliklerin kalabalıklığını ise yeni medya düzeni belirliyor.

Yeni iletişim olanakları, küresel politikalar, dünya pazarları, emperyal etkenler vb. her yeni oluşum milyonlarca insanı bir araya getirirken, milyonlarcasını da rastgele ve aynı zamanda benzeri görülmemiş bir şekilde birbirinden kopartıyor. Hem beraberiz hem farklı kutuplardayız.

Gezegenimizde aşırı yükselen ve saldırganlaşan tüketim ideolojisi, bize bu ıstırabın geçici olduğuna ve kendimizi ondan koruyabileceğimize inandırmaya çalışıyor. Maalesef ki ideolojinin merhametsizliğinin mantıksal temeli bu!

Biz insanlar her yerde-çok farklı koşullarda- kendimize “Neredeyiz?” sorusunu soruyoruz. Bu soru coğrafi değil, tarihi bir soru. Neler yaşıyoruz? Nereye sürükleniyoruz? Neler kaybettik? Güvenilir bir gelecek öngörüsü olmaksızın yaşamaya nasıl devam edeceğiz? Ve daha çoğaltabileceğimiz nice sorular… Tuzu kuru uzmanlar bunu, “Küreselleşme, Postmodernizm, İletişim Devrimi” ile yanıtlıyor. Tümü palavra en çok da baştan savma terimler bunlar. Kanımca, kaygıyla sorulan “Neredeyiz?” sorusuna verilebilecek en uzmanca yanıt, “Hiçbir yerde!” şeklince olabilir.

About Hakan Alkan

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir