DİKKAT AŞIRI HİKAYE İÇERIR !

By on 22 Ocak 2019
Screenshot_20190122-012325

Herşeyin başladığı yerdeydim. Resimde yıllar önce İstanbul ‘un maviliklerinde ne güzel gülmüşüm! Şimdi başka bir şehirden selam ediyorum gökyüzüne.

Ne eğimli bir yoldu bu, ne de taşların ayağına takıldığı harabe bir şehir. Sadece Iskarta olmuşsa yaşanmışlıklar, başka bir ıskartaya yol almaktansa , bambaşkalaşmak gerekirdi en acilinden. Sigaranın dumanı değildi hayat , yarısı içini yarısı gözlerini yaksın. En büyük kararsızlık, sonunu yazamazdı senin. Denedim olmadı demek bile konuyu izah edemezdi. Hani is görüşmelerine bundan 5 yıl sonra kendini nerede görüyorsun diye sorarlar ya , sen öğlen ne yiyeceğine bile karar verememişken! Ben öğlen ne yiyeceğimi de biliyorum artık, kendimi de.. Kalıbına sığamamak nedir onu da biliyorum! Hani suan ki aklımda , su yaşta olsam keşke derler ya ! Ben şuan ki aklımla, şu yaşımda oldum ya bana yeter !

Herşeyin bittiği yerdeyim. Bitiş büyük başlangıçların yoldaşıydı. Ben yoldaş da , yolluk da istemiyorum cebimde. Bir kızım bir hayallerim ve bir de gerçeklerim olsun yeter!

Herşeyin başladığı yerdeyim! Bundan 5 yıl sonra ne yaparım bilemem tabi ama , zamansız olmak istediklerimin içindeyim..

Hayata 1 defa gelenlere …
DİKKAT HİKAYE ÇIKABİLİR !
Ellerinin arasında bir avuç kum tanesi, süzülüyordu parmaklarının arasında. Tutabilmek için elini kolunu kavuşturmuş olsan da yakıyordu güneşin en kavurucu hali.

Senin tamamlayamadığın parçan bendeydi, ama beni sana emanet edecek yürek kimdeydi! Cefăpîşe olan bir yar sevdim , yaradandan ötürü… Vefa bilmeyen bir sevgilinin yolcusu olmuştum, yolumu kaybettiğimden ötürü.. Herkes yaralı, herkes kadehlere saklıyor anılarını, bilene de sövüyor bilmeyene de . Herkes tutsak, kimse kendini ele vermiyor, kimse aslında kendi olamıyor. Canı yanmış illa ki saklanıyor perdenin arkasına, düşünmüyor ki rüzgar var çıkacak bir yerlerden ! Savuracak saklı gizli ne varsa !

Herkes mutlu , herkes kahkaha atabiliyor herkes yarından umutlu … En son ne zaman içten güldün hunharca birinin yanında, gözünden yaşlar akarcasına. En son ne zaman birinin elinden tutup yürüdün, tutsak olurum diye korkmadan daha. En son duvarlarını yıktığında savunmasız kalmam diye cesur oldun!

Bırak kendini özgür ol ! Bırak kendini sen ol ! Bırak rüzgar savursun saçlarını, perdeler örtme kalbinin tam üzerine! Nasılsa uçuştukça dokunacak kalbine. Çarnaçar değil de senin için yanında olsun olan ! Bırak kendini kendin ol !
Güzel bir çay demle kendine en tavşan kanından. Sıcak yaksın boğazını ılık ılık nefes al ! Bir sigara yak yanına bırak içmeden külünü döksün, için için yanarken sen dumanından kaleler yap.

Sev gitsin be ! Sevgisiz olmaktansa, Sen olamamaktansa sev gitsin be ! Alt tarafı gider… Çok mu kolay bu son demesi vermiyorum ki bu son nefesi ! Der Yaşar… Sen Kuşlar ‘ı mırıldan boşver, ama sakin sen kuşlara uyma …

DİKKAT HİKAYE YAZILIR !
Bir düşüm var benim, oturup en hallicesinden düşleyemediğim. Peşinden koştuklarımızdan daha çok bekleyip sana yetişenlerle baksak yolumuza daha bir insan olurduk belki. Çözümü meylerde bulmak da çözüm değil ki .. Mey dediğin sana daha da hatırlatıyor unuttuğun sevgilini, unutamadığın kırgınlıklarını, yaşayamadığın hayallerini. Bir kadeh bir kadeh derken … Neyin şerefine olduğunu bile bilmeden yürüyorsun Alsancak sokaklarını. Klarnet çalıyor, dilde Sezen Aksu Firuze… Ben çayımı yudumluyorum vesselam. Bu saatte Latte çarpıntı yapıyor bende. Ben her gün dibek kahvesi içiyorum oysa, Latte çarpmasın diye kalbimi. Ben bildiğimi içip , bilmediklerime selam iletiyorum.
Saat tamam vakit geldi, rakı kaderleri masada yerini aldı. Ben çayımı yudumluyorum. Prensip meselesi içmiyorum artık Dilde ki şarkı çaylada yolunu bulur gecede.

Bakıyorum herkes de bir hüzün.. Mutlu olmak basit. Olmuyorsa bir daha bir daha yazacaksın hikâyeni.
Bakıyorum herkes birinde takılı kalmış. Kimsenin askısı değil kalbim. Taşıyamam yük yapıyor vesselam. Hikâye yazarım ben. Bugün bir iyilik yapın kendinize aşık olun.

Kimsenin askısı olmamak için her vakit, yeniden kendin yaz hikâyeni …

HİKAYE EKLENİR!

ŞİMDİ RUHUM ŞÖYLE BİR ÇALKALANIYOR. BİR YANDAN DİZGİNLERİ ELİME ALMIŞ KAMPÇILIYORUM, BİR YANDAN KAMPÇILADIĞIM DİZGİNLERİMİ ELİME ALIYORUM. UZUN SEYRE DALMIŞ BARBAROS ‘UN BULVARINDA ÇİN-SEDDİ ‘Nİ AŞARKEN YAKALARSAM BENİ, BİLİN Kİ !!! BİLİNMEZLİKLERDEYİM.

EY HAYAT , EY EVRENE MESAJ VERE VERE MESAJ LİMİTİNİ AŞIP , MULTISMS ‘E DÖNEN HAYAT ! YAŞAYACAĞIM ULAN SENİ DİYE NARALAR ATMAK YAKIŞMASA DA İSTANBUL EFENDİSİNE, HANIMINI YEMİŞİM GÜNEŞE DOĞRU SEVMİŞİM SENİ !

FARKLIYSAN GEL ! FARKLI SEVECEKSEN GEL! CÜMLE ALEMİN , YEDİ CEDDİNE SÖVE SÖVE DEĞİL DE SEVE SEVE GEL ! BİRGÜN UYANDIĞIMDA SOKAĞIN KÖŞESİNDEN ÇIKACAKSAN GEL ! TOPUKLU AYAKKABI İLE YÜRÜYEMEZ İKEN KORDON ‘DA , PAT DİYE ELİMDEN TUTACAKSAN GEL !

ÜÇÜNE BEŞİNE BAKMAZ GÖNLÜM, ÜNLEMİME TAKILMAYACAKSAN GEL ! GEL BE BİR ŞEKİLDE BULURUZ ORTAYI, İKİ TAVLA ATARSIN SEN, ,İKİ FAL BAKARIM BEN ! İKİ SENDEN İKİ BENDEN SOHBET EDERİZ DE HİÇBİR ŞEY ANLAMADAN KALKARIZ MASADAN, SEN YİNE DE GEL !

NE BİLEYİM GEL İŞTE !!!

About Hakan Alkan

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir